Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Fuzûlî (? - 1556)

Fuzûlî, Türk edebiyatının yetiştirdiği en büyük lirik şair olarak kabul edilir. Hayatı hakında fazla bilgi yoktur.

Bağdat civarında doğmuş ve bütün hayatını bu çevrede geçirmiştir. Oğuzların Bayat boyundan olan şairin asıl adı Mehmet'tir. Doğuştan şair yaratılışlı bir kişi olan Fuzûlî çok iyi bir öğrenim görmüştür. Zamanın bütün bilimlerini öğrenmiş olan şair, Türkçeyi, Arapçayı ve Farsçayı çok iyi bilmektedir. Bağdat, Kanuni Sultan Süleyman tarafından fethedildikten sonra Padişaha ve devlet ileri gelenlerine kasideler yazdı. Cafer Çelebi ve Ayaş Paşa'dan yardımlar gördü. Fuzûlî'nin yazdığı ünlü Şikâyet - nâme adlı mektuba bakılırsa bu yardımlar yeterli ve sürekli olmamıştır. Alçak gönüllü ve dünya malında gözü olmayan şair, maddî yokluk fakat manevî bolluk içinde yaşamıştır. 15 56'da çıkan bir veba salgını sonucu Kerbelâ'da ölmüştür.

Fuzûlî, Azerî lehçesi ve Farsçayla Türkçe şiirler yazmıştır. En çok sevdiği ve başarılı olduğu şiir "gazel" olmuştur. Şiirlerinde bilgiyi, hoşgörüyü, doğruluğu ve temiz kalpliliği öğütlemiştir.

Fuzûlî, yaşadığı ülkede değerinin anlaşılmayışından ve zamanında lâyık olduğu huzuru ve rahatı elde edemeyişinden şikâyetçi olmuştur.

Fuzûlî, aşk ve ıstırap şairidir. Onun şiirlerinin ana "tema"sini aşkın verdiği ıstıraplar oluşturur. Bu ıstıraplarla olgunlaşan şairin aşk anlayışı maddî değil manevî hazlara yönelmiştir. Şiirlerinde, aşk derdinden memnun olduğunu, bu derdin hiç bitmemesini hatta artmasını diler.

Fuzûlî'nin şiirlerindeki aşktan sonra en güçlü öğe "rindlik" tir. Dünya malına önem vermeyen gözü ve gönlü tok olan şair aynı zamanda rintliği, âşıklığın bir gereği sayar. Tasavvufun mecazlarıyla süslediği şiirlerinde, bu düşüncenin bütün esaslarını işlemiştir.

Fuzûlî'nin şiirlerindeki özelliklerden biri de duyguların ifadesinde coşku ve Türkçeyi kullanış ustalığıdır. Şairde gelişen Türkçe zevki ve dili kullanış ustalığı, şiirlerine akıcı, samimi ve coşkulu bir ifade kazandırmıştır.
Fuzûlî'nin şiirlerinde işlediği konuların başında aşk duyguları, rindlik, felekten ve talihten şikâyet, halkın ve rakiplerin eziyetleri, sevgilinin cefası, ayrılık acıları, yalnızlık vb. gelir.

Fuzûlî, manzum ve mensur olmak üzere birçok eser vermiştir. Manzum eserleri şunlardır: Türkçe Divan: Şairin en güzel ve en tanınmış şiirlerini topladığı eserdir. Farsça Divan: Farsça şiirlerin toplandığı bir eserdir. Tükçe Divan 'ından daha geniştir. Arapça Divan: Fuzûlî'nin Arapça Divan'ı elde yoktur. Kaynaklar, Arapça şiirlerinin olduğunu kaydetmekte ise de böyle bir divan henüz ele geçmemiştir. Leylâ ve Mecnûn: Fuzûlî'nin bu mesnevisi, aynı konuyu işleyen bütün eserlerin en güzeli olup Türk edebiyatının şaheserlerindendir. Bengû ü Bade: 444 beyitten oluşan bu Türkçe mesnevi. Şah İsmail'e ithaf edilmiştir. Heft Cam: Sâkî - nâme adıyla da tanınan bu Farsça eser, 327 beyitlik bir mesnevidir. Hadîs-i Erba'in Tercümesi: Manzum kırk hadis tercümesidir.

Fuzuli-Su kasidesi ve anlamı

- Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü duduşan odlara kılmaz çare su

2- Ab gûndur gûnbed-i devvâr rengi bilmezem
Ya muhit olmuş gözümden gûnbed-i devvâre su

3- Zevk-i tiğinden aceb yoh olsa gönlüm çak çak
Kim mürûr ile bırağur rahneler divâre su

4- Vehm ilen söyler dil-i necrûh peykânın sözün
İhtiyât ile içer her kimde olsa yare su

5- Suya versun bâğban gülzârı zahmet çekmesün
Bir gül açılmaz yüzün tek verse bin gülzare su

6- Ârızın yâdıyle nemnâk olsa müjgânım nola
Zâyi olmaz gül temannâsıyle vermek hâre su

7- Gam günü etme dilî bîmârdan tîğin dirîğ
Hayrdır vermek karangu gicede bîmâre su

8- İste peykânın gönül hicrinde şevkin sâkin et
Susuzam bir kez bu sahrâda benümçün are su

9- Men lebin muştâkıyam zühhâd kevser tâlibi
Nitekim meste mey içmek hoş gelûr hüşyâre su

10- Ravza-i kûyuna her dem durmayup eyler güzâr
Âşık olmuş gâlibâ ol serv-i hoş reftâre su

11- Su yolun toprağ olup ol kûydan dutsam gerek
Çün rakîbimdir dahi ol kûya koymam vare su

12- Dest bûsi ârzusuyle ölürsem dostlar
Kûze eylen toprağım sunun anınla yâre su

13- Sevr ser-keşlik kılur kumrî niyâzından meğer
Dâmenin duta ayağına düşe yalvere su

14- İçmek ister bülbülün kanın meğer bir reng ile
Gül budağının mizâcına gire kurtare su

15- Tinet-i pâkini ruşen kılmış ehl-i âleme
iktidâ etmiş tarîk-i Ahmed-i muhtâra su

16- Seyyid-i nev-i beşer deryâ-yi dürr-i istifâ
Kim sepüptür mucizâtı ateş-i eşrâre su

17- Hayret ilen parmağın dişler kim etse istimâ
Parmağından verdiği şiddet günü enâsere su

18- Dostu ger zehr-i mâr içse olur âb-i hayât
Hasmı su içse döner elbette zehr-i mâre su

19- Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasal
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su

20- Bîm-i dûzah nâr-i gam salmış dil-i sûzânıma
Var ümidîm ebr-i ihsânın sepe ol nâre su

21- Yumn-i na´tinden güher olmuş Fuzûlî sözleri
Ebr-i nisandan dönen tek lâ´lü-i şehvâre su

22- Umduğum oldur ki rûz-i haşr mahrûm olmayan
Çeşme-i vaslın vere ben teşne-i dîdâre su

(Türkçe Divan)

Su Kasidesi´nin Günümüz Türkçe´sine Uyarlanmış Biçimi.

1- Ey göz, gönlümdeki ateşlere gözyaşlarından su serpme
Çünkü, böylesine tutuşan ateşlere su fayda etmez.

2- Bilmiyorum, dönen gökkubbe mi su rengindedir,
Yoksa gözyaşlarım mı gökyüzünü kaplamış?

3- Kılıç gibi bakışlarının etkisiyle gönlüm parça parça olsa şaşma,
Çünkü; su duvardan aka aka yarıklar oluştururur.

4- Yaralı gönül, senin ok atışlarına benzeyen kirpiklerinin sözünü korkarak söyler,
Yarası olanlar da suyu yavaş yavaş ve ihtiyatla içer.

5- Bahçıvan boşuna yorulmasın ve gül bahçesini sele versin,
Çünkü bin gül bahçesini sulasa senin yüzün gibi bir gülün açılmasına
olanak yoktur.

6- Gül isteyerek dikenine su vermek boşuna değildir,
Senin yanağını anarak kirpiklerim ıslansa ne olur?

7- Gam gününde hastaya gönülden kılıç gibi keskin bakışlarını esirgeme;
Çünkü karanlık gecede hastaya su vermek hayırlı bir iştir.

8- Gönül, sevgilinin oka benzeyen kirpiklerini arzula ve ondan ayrı olduğum zaman hasretimi dindir.
Susuzum, bu aşk sahrasında bir kez de benim için su ara.

9- Ben şiddetle dudağını arzuluyorum, sofularsa Kevser istiyorlar,
Tabii, sarhoşa şarap, ayıklara da su içmek hoş gelir.

10- Su, durmadan sevgilinin cennet bahçesine dönmüş yurduna doğru akıp gidiyor,
Galiba o da, o selvi boylu güzele aşık olmuş.

11- Toprak olup sevgilininin yurduna giden suyun önünü kesmeliyim,
Çünkü su benim rakibim olmuştur, onu oraya gitmesini önlemeliyim.

12- Dostlarım, onun elini öpmek arzusuyla ölürsem,
Toprağımdan bir testi yapın ve sevgiliye onunla su verin.

13- Selvi, kumrunun yalvarmasına inatla karşı çıkıyor,
Su, selvinin çevresinde dolanıp yalvarsın da onu bu inatçılıktan
vazgeçirsin.

14-Gülün budağı güle renk vermek için hile ile bülbülün kanını içmek
istiyor,
Su gülün gövdesine yürüyüp yalvarsın da, zavallı bülbülü kurtarsın.

15- Su olmazı oldurmuş, Hazreti peygamberin yoluna girerek,
tertemiz doğasını insanlık alemine göstermiştir.

16- İnsanların ulusu Muhammed, seçkinlik incisinin denizidir ki;
Onun mucizeleri kötülerin ateşine su serpip söndürmektedir.

17- Kızgın bir günde Muhammed´in yanındakilere parmağından su verdiğini,
Kim işitse hayret eder ve şaşırır.

18- Muhammed´e gönül veren, onun dostu olan yılan zehri içse hayat suyu olur,
Onun düşmanları ise tatlı su içse yılan zehiri olur.

19- Ömürler süren yıllardır ki, su başını taştan taşa vurarak bir avare gibi gezer,
Bütün amacı peygamberin mezarına ulaşabilmektir.

20- Cehennem korkusu yanık gönlüme gam ateşi salmıştır,
Fakat, peygamberin ihsanının bulutunun su serperek o ateşi
söndüreceğini umuyorum.

21-Fuzuli´nin sözleri, seni övmenin bereketiyle nisan yağmurundan düşüp büyük incilere dönen
o yağmur damlaları gibi inci olmuştur.

22- Umduğum şudur; kıyamet gününde yüzünü görmekten yoksun olmayayım,
ve sana kavuşmakla hasretimin yangınını söndürmüşcesine su içmiş

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.