Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Kültür Sanat ve Edebiyat

Geleceğin Ustaları

Geleceğin Ustaları; geleneksel sanatların gelişimine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen ödüllü yarışmadır. Yarışmada Hüsn-i Hat, Tezhip, Minyatür, Ebru, Çini, Cilt, Kaatı ve Kalemişi olmak üzere 8 ana dalda eserler yarışmaya kabul edilecektir. 33 kişilik seçici kurulun 3 aşamada belirleyeceği eserlere para ödülü verilecek ancak. Ödül alan ve almayan bütün eserler sergi sonunda sahiplerine iade edilecektir. Yarışma neticesinde ödül alan ve sergilemeye değer görülen eserlerin yer aldığı bir sergi ve yarışma katalogu hazırlanacaktır.

Devamını oku...
 

Dünya Ebru Günü Kutlanacak

Gaziantep'te dünya ebru günü etkinlikleri çerçevesinde bir program gerçekleştirileceK.

Edinilen bilgiye göre, Sergi ve Sempozyum Anadolu Süsleme Sanatları Kültür Eğitim ve Tanıtım Derneği ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ortak projesi gerçekleştirilecek. Sergi ve Sempozyumun konusu "Zeugma Sesler ve Renkler" olarak belirlenirken, sergi ve sempozyuma katılan konuklar bu sanatın farklı yönlerinde eserler üreten ve sunan kişilerin bir araya gelmesi hedefleniyor. Bu sergi dünyada bugüne kadar yapılmış en geniş katılımlı ve eserli dünyanın en büyük ebru sergisi olacağı bildirildi. Ümraniye Belediyesi personeli Sibel Cansu 2,5 X 5,50 metrelik dev Esma-ül Hüsna eseri ile katılacak. Diğer önemli eser Fisun Onamay tarafından 9 ayda meydana getirilen ebru ve kat-ı tekniği ile yapılan, bin 500 parça ebrudan oluşan Zeugma eseri olduğu açıklandı. Bu serginin iki onur konuğunun ise Gülseren Sönmez ve Gaziantepli ebru sanatçısı Leyla Osmanlıoğlu olduğu bildirildi.

Sergi, Zeugma Kongre ve Sergi Sarayı'nda 13-22 Eylül 2013 tarihleri arasında açık kalacak ve sergi açılışı 13 Eylül Cuma Saat 14.00'de Zeugma Kongre ve Sergi Salonunda protokolün katılımı ile yapılacak.

Sergide, Amerika, Avustralya, Hollanda, Rusya ve Japonya'dan sanatçılar ile Türkiye'den de 19 ilden katılanlarla toplam 99 sanatçının 160 eseri sergilenecek.

Sergiye Yalova Belediye Başkanı Yakup Bilgin Koçal eşi ile birlikte katılacak. Sempozyuma ise, Akdeniz Üniversitesinden Yrd. Doç. Şemsettin Ziya Dağlı, Afyon Kocatepe Üniversitesinden Yrd. Doç. Serkan İlden, Kültür Bakanlığı Sanatçıları, Atilla Can, Eda Özbekkangay, Feride Dayanç, Gülseren Sönmez ve M.Mesut Osmanlıoğlu konuşmacı olarak katılacak.

Sempozyum 14 Eylül 2013 günü saat 09.00'da Zeugma Kongre Merkezinde yapılacak. Sempozyum Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve İbis Otelin katkıları ile gerçekleştiriliyor.

 

Devamını oku...
 

Malazgirt - Gençlik Şühedanın İzinde

1071 ALPARSLAN VE BİNLERCE GENÇ, MALAZGİRT OVASI’NDA BULUŞACAK

Gençlik ve Spor Bakanlığımız, Anadolu'nun kapılarını Türklere açan Malazgirt Savaşı'nı binlerce gencin katılımıyla kutlayacak.

Sultan Alparslan'ın adını taşıyan 1071 genç ile Türkiye'nin değişik bölgelerinden binlerce genç 26 Ağustos 2013 tarihinde bu toprakların bizlere vatan olmasını sağlayan Malazgirt Savaşı'nın yapıldığı Malazgirt Ovası'nda buluşacak. Alparslan'ın kıl çadırlarında konaklayacak olan gençler, zaferin 942. yıldönümünde ecdadın hatırasını yerinde yâd edecek. Program, tarihteki sürece uygun olarak 26 Ağustos'ta 1071'e ithafen sabah namazının kılınmasının ardından başlayacak. 1071'de savaşa ev sahipliği yapan Malazgirt Ovası tarihinin en kalabalık günlerinden birine şahitlik edecek.

Gençler, 25–26 Ağustos tarihleri olmak üzere iki gün sürecek olan program boyunca Anadolu kültürünü ve mirasını tanıyacağı gezilere katılacak. Gençlerin sevdiği sanatçılar arasında yer alan Mustafa Ceceli ise program çerçevesinde bir konser verecek.

Devamını oku...
 

Hayalci Çınar - Mustafa Tuğrul Tanser

Yazar:         Mustafa Tuğrul Tanser
Kitap Adı:   Hayalci Çınar
Yayınevi:     Nar Yayınları

Kitap Tanıtımı

Çınar ağacı:
- Az gitsem, uz gitsem, dere tepe düz gitsem, önce gölün kıyısında yürüsem, demiş.
Tam bu sırada bir ses duymuş. Ses:
- Sen nereye gidersen git. Az git, uz git. Ben de peşinden giderim, üstünde gölge ederim, demiş.
Çınar, sese aldırmamış. Sözlerine devam etmiş.
- Bir kayığa binsem, kayıkla gölün mavi suları üzerinde gezinsem, demiş.
Yine aynı ses:

Devamını oku...
 

Rikkat Kunt Hoca Hanım - Prof.Dr. Çiçek Derman

Rikkat Kunt Hoca Hanım

Yazar:     Prof.Dr. Çiçek Derman

Sayfa:     320
Baskı:     1.Baskı
Yayın Tarihi:     2013 - Fiyat:     150 TL

Kitap Özellikleri
RİKKAT KUNT HOCA HANIM  (1903-1986)

Tezhip Sanatına hayatının tam 50 yılını, öğrenmek ve öğretmek için veren Rikkat Kunt Hoca Hanım 27 Nisan 1903 günü Beylerbeyi’nde dünyaya gelmiştir.  Osmanlı devrinin siyaset ve ilim adamlarından olan ve Türk Lûgatı’nı hazırlayan Hüseyin Kâzım Kadri Bey’in (1870-1934) kızıdır.

Hüsranla sonuçlanan iki evlilik sonrası, 33 yaşında Akademi’ye giren Rikkat Hanım, 65 yaşına kadar 32 sene burada sanatla dolu bir ömür geçirmiştir. Mezuniyet sonrası kütüphane memurluğu, arkadan tezhip hocalığı yapmıştır. Resmi görevi sona erince de evinde eser bezemeye ve öğrenci yetiştirmeye devam ederek, unutulmak üzere olan tezhip sanatının kaidelerini XX. yüzyıla taşıyan hocalardan biri olmuş, 14 Ocak 1986 tarihinde yine Beylerbeyi’nde hayata veda etmiştir.

Devamını oku...
 

Geziye Dair Hariçten Gazel

GEZİ'YE DAİR HARİÇTEN GAZEL

Dün Ankara Kuğulu Park'taki "gezi"mle ilgili intiba ve kanaatlerimi paylaşmıştım. Daha önce yazdığım bir yazyla ilgili arayıp eleştiren arkadaş bu defa da: "Ya amca, senin de sağın solun belli olmuyor, dün çocuklara o kadar laf ettin, şimdi de övgü dolu sözler söylüyorsun, sen Gezi Direnişi'nin yanında mısın karşısında mısın onu bi söyle de bilelim!"

Sıfır/bir, doğru/yanlış, var/yok, siyah/beyaz... Bizi iki zıt kutuptan birini seçmeye iten psikoloji veya bilişsel süreç nasıl oluşur, nasıl gelişir bilmiyorum ama maalesef toplumda böyle bir yaygın tutum var. Bir kişi, fikir veya sürecin ya yanında ya karşısında olmak mecburiyetinde hissediyoruz kendimizi. Bana biraz kolaycılıktan kaynaklanıyor gibi geliyor. Resmin veya manzaranın bütününü görmek, detayları farketmek, gördüklerimiz üzerinde tefekkür ve istişare etmek, ulaşmış olduğumuz fikirde hata etme ihtimalimizi de kabul ederek hatadan dönmeye hazır olmak 3T (test / tost / twit) kuşağından beklenecek iş değil. (Biz ne kadar becerebiliyoruz onu da Allah bilir tabii.)

Peyami Safa'ya sormuşlar: "Üstad, sanat sanat için mi yoksa toplum için midir?"

Üstadın cevabı: "Sanat sanat içinse bütün şalgamları söküp yerine lâle dikelim, yok eğer sanat toplum içinse lâleleri söküp yerine şalgam dikelim."

Gezi'ci arkadaşların "orantısız zekâları"nın yanında basit kaçsa da, meramımızı ifade için kullanışlı bir cevap.

Sosyal/kültürel/siyasal hareketler kapalı matematiksel modeller gibi değildir, az sayıda çok iyi tanımlanmış parametre arasındaki sonlu ilişki sistemi gibi görülüp anlaşılamaz.

Devamını oku...
 

Büyük Selçuklu Mirası Projesi'nin Tanıtımı Yapıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı ve Konya Aydınlar Ocağı Derneği işbirliğinde, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayesinde gerçekleştirilen Büyük Selçuklu Mirası projesinin ilk etabı tamamlandı. 320 Selçuklu eserinin fotoğraf ve video ile belgelendiği ve 180 dakikalık belgesel hazırlanarak tamalanan proje Çankaya Köşkü’nde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün katıldığı törenle tanıtıldı.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün himayesinde, Selçuklu medeniyetine ait mimari eserlerin ve müzelerde bulunan taşınır kültür varlıklarının belgelenmesi amacıyla gerçekleştirilen ‘Büyük Selçuklu Mirası’ projesi törenle tanıtıldı. Çankaya Köşkü’nde gerçekleştirilen tanıtım toplantısına siyaset ve sanat dünyasından çok sayıda davetli katıldı. Tanıtım toplantısı proje kapsamında hazırlanan 180 dakikalık filmin kısa gösterimi ile başladı. Proje kapsamında 120 bin kilometre karayolu kat edildi. 50 bin kare fotoğraf ve onlarca saat video kaydı yapıldı. 12 ülke bir muhtar cumhuriyet olmak üzere 250’yi aşkın şehir, belde ve köye gidildi. 320 Selçuklu medeniyeti eseri fotoğraf ve video ile belgelendi.

Çalışmanın sonucunda Büyük Selçuklu mirasını anlatan 180 dakikalık belgesel yapıldı. Ayrıca 2 ciltlik Büyük Selçuklu Mirası fotoğraf albümü ve 3 ciltlik bir mimari eser hazırlandı. Proje koordinatörü İbrahim Dıvarcı, Büyük Selçuklu Devleti’nin eserlerinin bugüne kadar ulaşan eserlerinin belgelenme çalışmasının yapılmaması nedeniyle çalışmayı yaptıklarını söyledi. Ermenistan’dan Azerbaycan’a Suriye’den Filistin’e 12 ülke ve bir muhtar cumhuriyetinde çalışmalar yürüttüklerin belirten İbrahim Dıvarcı, “Proje sonucu 320 eserin envanter çalışması yapıldı” diye konuştu.

Devamını oku...
 

Koruyucu Aile Nedir?

Koruyucu Aile Nedir?

Koruyucu aile, çeşitli nedenlerle öz ailesi yanında bakımları bir süre için sağlanamayan çocuklarımızın kendi aile ortamlarında eğitim, bakım ve yetiştirilme sorumluluğunu kısa veya uzun süreli olarak, ücretli veya gönüllü statüde devlet denetiminde paylaşan, hissettikleri toplumsal sorumluluğu gösterebilen uygun aile ya da kişilerdir.

Çocukların sağlıklı gelişebilmeleri için kendilerini koruyacak, sevecek, destekleyecek, güven sağlayacak, sosyal ve maddi gereksinimlerini karşılayabilecek sıcak bir aile ortamına ihtiyaçları vardır. Çocukların yeterli sevgi alabildikleri, gereksinimlerinin düzenli olarak karşılandığı sıcak aile ortamında yetiştirildiklerinde sağlıklı bireyler olabildikleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Kuşkusuz anne-babalar da çocuklarını en iyi şekilde yetiştirmek için çaba harcarlar. Ancak yaşam her zaman düşünüldüğü gibi olmayabilir. Bazı aileler zihinsel, bedensel, ya da psikolojik sorunları veya ekonomik yetersizlikleri, boşanma, ölüm gibi sosyal sorunları nedeniyle bütünlüklerini devam ettiremeyip, çocuklarının gereksinimini karşılayamaz hale gelebilmektedirler. Böyle durumlarda, çocuklara yardım edebilmenin en iyi yolu, öz ailesinin koşulları iyileşinceye kadar başka bir ailenin yanında bakımlarının sağlanmasıdır. Bu nedenle, tüm dünyada korunmaya muhtaç çocuklar için en çok tercih edilen bakım şekli, ülkemizde de olduğu gibi koruyucu aile bakımıdır.

Devamını oku...
 

Bosna Hersek'te Sarı Saltık ve Yunus Emre Anıldı

Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı’nın katkılarıyla Bosna Hersek’te “Balkanlar’ı Anadolu’yla anlamak Sarı Saltık’ı Yunus’la okumak” isimli kültürel program kapsamında Mostar’da ve Saraybosna’da paneller, müzik ve şiir dinletisi etkinlileri gerçekleştirildi.

TİKA öncülüğünde, Yunus Emre Enstitüsü ile Türkiye Saraybosna Kültür ve Tanıtma Müşavirliği’nin destekleriyle, Mostar’daki Cemal Biyediç Üniversitesi’nde ve Saraybosna Boşnak Enstitüsü’nde düzenlenen panellerde, Türkiye’den akademisyenlerin konuyla ilgili tebliğ ve sunumları yer aldı.

Sarı Saltık ve Saltıkname ile ilgili yaptığı çalışmalarla tanınan Prof. Dr. Necati Demir, panelde Sarı Saltuk’un hayatı, eserleri ve Balkan coğrafyası üzerindeki etkisini anlattı. Sarı Saltuk’un, Bosna ile Türkiye arasında ilk bağları kurduğunu belirten Prof. Dr. Demir, yine aynı kişinin Bosna’yı İslam’la tanıştırdığını söyledi. Prof. Dr. Demir, Rusya’dan İspanya’ya, dünyanın farklı bölgelerinde, Sarı Saltık’a ait 28 türbe bulunduğunu belirterek, bunlardan birinin de Mostar kenti yakınlarında Blagay’daki Blagay Tekkesi’nde olduğunu kaydetti. Sarı Saltık’ın Balkan halklarının ortak değeri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Demir, “Ancak o her şeyden önce dostluk ve barış sancağıdır” dedi. Boşnaklar’ın İslam’la ilk tanışmalarının Sarı Saltık sayesinde olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Demir, bu sebepten dolayı, Sarı Saltık’ın türbesinin bulunduğu Blagay Tekkesi’nin önemli bir eser olduğunu kaydetti.

Devamını oku...
 


Sayfa 12 - 27


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.