Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Kültür Sanat ve Edebiyat

Osmaniye'de Sevindiren Kitap Yardımı

Osmaniye Yaveriye TOKİ'de bulunan Şehit Piyade Er Mevlüt AYDOĞAN İlkÖğretim Okulu'nda okul Aile Birliği Başkanı  Dönay ATEŞ'in büyük gayretleriyle oluşturulan kütüphanede sevindiriren kitap yardımları yapıldı.

Daha Önceki konuşmamızda okul Aile Birliği Başkanı Dönay ATEŞ ile yaptığım görüşmede kitap eksiklerinin olduğunu, kitap desteği beklediklerini belirtmişti.

Bu görüşmemizde sevindiren kitap yardımlarının geldiğini; İsmail Hakkı Livatyalı'nın yardımlarıylaTÜBİTAK Popüler Bilim Yayınlarından tam set, ilkokul ve ortaokul seviyesi için de ayrıca 5 koli kitap gönderdiklerini söyledi. Gelen kitapların tek tek kayıtlarının bilgisayara aktarma işini tamamladıktan sonra, çocukların bir an önce okumasına imkan sağlamak için çok yoğun bir şekilde çalıştıklarını belirtti.

Devamını oku...
 

Kendi Gerçeklerimiz

...

Laiklik tartışmalarında sık kullanılan bir ifade var: "şöyle olursa Türkiye bir Ortadoğu devletine dönüşür."


Gençler; Türkiye Cumhuriyeti bir DOĞU devletidir, BATI devletidir, KUZEY devletidir, GÜNEY devletidir. Türkiye Cumhuriyeti; Hun'ların, KökTürk'lerin, Selçuklu'nun, Osmanlı'nın, Doğu Roma'nın, Batı Roma'nın, Endülüs'ün, Memluk'un vb. mirasçıcısı ve vekilidir.

Anayasa, laiklik, demokrasi, kültür, medeniyet, muasırlık, ilerilik gibi mefhumları bu zeminde değerlendirmek gerek. Gavurun sığ kavram ve analizlerini marifet gibi sürekli dillendirmeyi bırakıp kendi meselelerimizi kendi gerçeklerimiz çerçevesinde kendi dünyaya bakış açımızla ele alalım.

Devamını oku...
 

Yakup Ömeroğlu ve Ömer Özercan'ın Zeki Velidi Togan hakkındaki sohbetleri


TRT Kent Radyo'daki Beşkent Güncesi programı - Yakup DeliÖmeroğlu ve Ömer Özercan'ın Zeki Velidi Togan hakkındaki sohbetleri.



http://bedesten.net/ZekiVelidiTogan_OmerOzercan.mp3

Devamını oku...
 

Sevindiren Hizmet


Osmaniye Yaveriye TOKİ'de bulunan Şehit Piyade Er Mevlüt AYDOĞAN İlkÖğretim Okulu'nda okul Aile Birliği Başkanı  Dönay ATEŞ'in büyük gayretleriyle öğrencilerin kitap okuması için bir kütüphane oluşturuldu.

Okulda mevcut olan salona  Osmaniye Ticaret ve Sanayi Odası'nın  (OTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Murat TEKE'nin masa ve kitaplık sağlamaları ve  Osmaniye İl  Milli Eğitim Müdürü Ramazan ÇELİK'in sandalye ve kitap alımı için yaptıkları bu maddi ve manevi destekleri ile kütüphane oluşturuldu.

OTSO Başkanı Murat TEKE' kütüphaneye yaptıkları ziyaretlerinde: Okullarda mutlaka öğrencilere kitap okuma alışkanlığının kazandırılması gerektiğini, sivil toplum kuruluşu olarak eğitim konusunda duyarlı olduklarından kütüphaneye destek olmayı kabul ettiklerini  belirterek kütüphanenin okula ve öğrencilere  hayırlı olmasını diledi.

Devamını oku...
 

Abdülhamid Hân'ın Duası

...
Allahım helal etmiyorum!

Şahsımı değil, milletimi bu hale getirenlere, hakkımı helal etmiyorum!

Beni, benim için lif lif yolsalar, cımbız cımbız zerrelerimi koparsalar, sarayımı yaksalar, hanümanımı, hanedanımı söndürseler, çoluğumu gözümün önünde parçalasalar helal ederdim de Sevgili'nin (SalAllahu Aleyhi ve Sellem) yolunda yürüdüğüm için beni bu hale getiren ve milletimi ateşe atan insanlara hakkımı helal etmem!

Allahım! Mukaddes isimlerine kurban olduğum Allahım!

Ya Âdil!

Bana "Kızıl Sultan" adını takan ve devrilmem için ellerinden geleni yapan Ermenileri, şimdi beni devirenlere parçalatıyorsun!

Bu cellatları da, kim bilir, kimlere parçalatacaksın?..

Fakat yâ Rahman!..

Adaletinle tecelli edersen hepimiz kül oluruz!

Bize acı!

Resûlünün, Sevgilinin, Kainatın Efendisinin nurunu kaybeder gibi olduğu için bu hale gelen millete, rahmetinle, fazlınla, lütfunla tecelli et!

Yâ Kâdir!

Kundaktaki yavruyu gagasına almış, kaçıran leş kuşunu düşürüp çocuğu kurtarmak ancak senin kudretine sığabilir. Leş kuşlarının gagasında kundak çocuğuna dönen milletimi kurtar Allahım!

Ya Ma'bud !..

Devamını oku...
 

Adalet


Adalet hukuk fakültelerinde öğretilen bir konu değildir. Ana-babalarımızın alışkanlıklarından mahalle sakinlerinin münasebetlerine, mektep hocalarından esnafın iş tarzına, çiftçinin süt sağıp satışından sporcunun yarışma adabına kadar hayatın ve cemiyetin genetiğine sinmiş olan derin bir kıymettir.

Ömer Özercan




 

Türk Dünyasından Halil Açıkgöz'e Armağan adlı eser

Hayri Ataş'ın hazırladığı TÜRK DÜNYASINDAN HALİL AÇIKGÖZ’e ARMAĞAN adlı eseri okuyorum. Tezimle ilgili bazı kıymetli yazılar da var ama onlar bir yana, Halil Aga (Açıkgöz) hakkında yazılanları okuyunca senelerdir gıyaben tanıdığım "Aga"yı aslında hiç tanımamış olduğumu, eli değil bastığı toprak öpülecek kıymette biri olduğunu öğrendim. Genellikle böyle insanları vefatlarından çok sonra farkederiz/keşfederiz (ki, bu bile seyrektir). Doğru/münasip olan odur ki bu kişileri yaşarken tanıyalım, istifade edelim, yapabiliyorsak kendilerine hizmet edelim, kıymetlerini bilelim. Gençler, bu kitabı satın alın, okuyun, Halil Aga'nın (ve dahi hakkında yazı yazanların, Hayri Ataş gibi emeği geçenlerin...) sağlığına ve ömrüne de dua edin ki sağlık bulasınız, ömrünüz uzaya, ilminiz arta, kıymetiniz biline...

Ömer Özercan

Bu kitap bir armağan kitabıdır. Onlarca aydın, Türk dilbilimci, edebiyatçı Halil AÇIKGÖZ’ü birçok alanda ele alarak değerlendiriyor. Bu özelliği ile de kitap bir ithaf kitabı olmanın çok ötesine geçiyor.

Kitabın arka kapak yazısı…

Devamını oku...
 

Çocuklarınızla Birlikte Hayır İşleri Yapın


"Babam hayır işlerinde bazen beni yanına alırdı. Kışın köyde dışarıda doğuran sahipsiz köpekler olurdu. Birlikte gider, yeri kazar, daha sıcak olduğu için yeraltında onlara yuva yapar, altına saman serper, yavruları o yuvaya koyar, önlerine su ve ekmek bırakırdık. Buğdayın, mercimeğin zekatını vereceği zaman bana götür bunu filana ver derdi. Benim hayvan sevgim ve yardım etme isteğim belki oradan geliyordur."

Devamını oku...
 

Bu sofra tok oturup aç kalkanlar için

Ressam Hoca Ali Rıza Efendi'nin sofrayı tasvir eden tablosunu görene kadar daha önce yeyip içme eylemi hakkında, nimet hakkında, sofra hakkında bir fikrimin olmadığını fark etmiştim. Cambridgeli bir profesör işte bu bir Türk sofrası demişti. O günden sonra dıştan içe bakan bir gizli göz gibi içimde gezdiğini hissettim bu garip ihtiyarın.

Bir sofrayı sofra kılan insanın açlığı mı? Yoksa bizzat insan olmasından kaynaklanan yoksunluğu, aczi mi? Ya o sofranın bereketi?

İnsanın kuş sütü eksik sofralarda doymaması ne hazindir! Mükellef sofralar değil aslolan, hayata tutunabilmek için, nimetlerin farkına varabilmek için, ihsânı anlayabilmek için, kanmayı öğrenmek için, susuzluğu ve açlığı anlayabilmek için bu sofralar. Yaradanın bizzat ikrâmı. Verdiği kadar yetinmenin, kanaatin, bereketin yeri sofra. Yâni yerin!

Tabloda görünenin dışında iç içe geçmiş boyutlar var. Resim kelâmın dili aslında. Suskunların, susmuşların dili. Görünmeyen nefeslerin dili. Görünmeyen ama hâtırası olan seslerin, şiirin ve mûsikinin dili. Görünmese de onu yapan ustanın yâni Yaratıcının dili.


Devamını oku...
 
  • «
  •  Başlangıç 
  •  Önceki 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Sonraki 
  •  Son 
  • »


Sayfa 1 - 24


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.