Kültür Sanat ve Edebiyat

  • Yazı boyutunu yükselt
  • Varsayılan yazı boyutu
  • Yazı boyutunu düşür

Paylaş

Naturalizm

Yazdır

NATURALİZM

Gözlem ve deneye dayanan edebiyat akımıdır. Hippolyte Taine (1828-1893)'in "Aynı sebepler aynı şartlar altında ay m sonucu verirler" şeklinde Özetleyebileceğimiz determinist görüşünü temel alır. Buna uyularak Fizik, kimya, biyoloji gibi tabiat ilimlerinde kullanılan deney metodu insan hayatında da uygulanabilecek ve bu metodla hikâye, roman, oyun yazılabilecektir.

Çok kişi realizmle naturalizmi bir saymışlardır. Fakat naturalizm determinizm anlayışını daha açtığı ve deney metodunu da romana tatbik ettiği için realizmden ayrılır.

1880 yıllarında ilmî akımların etkisinde kalan Emile Zola (1840-1902) roman sanatına tabiat ilimlerinin metodunu tatbik etmek istemiştir, insanın kaderini mizacının belirlediği, mizacına soyu ve içinde bulunduğu çevre şartlarının hakim olduğu görüşündedir. Tecrübî Roman (1880) adlı eserinde şöyle der:
"Romana bir müşahedenden, bir de tecrübeciden mürekkeptir. Müşahedeci, vakıaları müşahede ettiği gibi verir ve hareket noktasını kurar ve üzerinde roman şahıslarının yürüyeceği, hâdiselerin cereyan edeceği sağlam zemini hazırlar. Sonra tecrübeci gelir, hususî bir vak 'a içinde şahıslan o tarzda hareket etririr ki, vakıalar, incelenen hadisler determinizmin icab ettiği gibi birbirlerini takip ederler. "

Yine Emil Zola 20 ciltlik "Rougun Macquart, ikinci İmparatorluk Devrindeki Bir Ailenin içtimaî ve Tabiî Tarihi" roman dizisini Dr. Lucas'ın "veraset nazariyesi'nden ilham alarak yazmıştır. Eserinde, küçük bir ailenin toplum içindeki hareketinin gelişmesini, kollara ayrılışını, çeşitli safhalardan geçişini gösterir.

Naturalizmin başlıca özelliklerini şöyle sıralayabiliriz:

1. İnsanın duygu, düşünce ve hareketleri soyunun ve çevresinin etkisiyle oluşur. Kişinin kendisinin iradesiyle yaptığını sandığımız hareketleri aslında çevresinin tesiriyle meydana gelmiştir. Naturalist eserde kişinin, soyu, içinde yaşadığı toplum tanıtıldıktan sonra, kişiler ve olaylar, yazarın isteği dışında belli bir sonuca ulaşır. Yazar, romanda, kişi veya kişileri deney için bazı çevrelere sokarak gözlemler. Böylece deney ve gözlemiyle varılan sonucu izleme imkânı bulur.

2. Naturalist yazar, arka plana çekilerek roman kahramanlarına müdahale etmez. Bu tutum, bir fizik bilgininin deney şartlarında nesnenin aldığı şekle müdahale etmemesine benzetilir. Romancı iyilik veya kötülük karşısında duygusuzdur. Gördüklerini kaydetmekle yetinir.

3. Naturalist yazarlar olayları ve kişileri bir ilim adamı gözüyle incelerler. Hayatın iyi yönlerini anlattıkları gibi, çirkin yönlerini de ayrıntısıyla anlatırlar. Emile Zola "Biz toplumda ve insanda meydana gelen bozuklukları açıklamak için bireylerin anatomisini yapıyoruz" der. Toplum ve insanı tanımak için kahramanlarını çirkin, sefil bir hayatın içine iterler. Böyle yapmakla hayatın acı ve çirkin yönlerini göstererek insanlara ders verdiklerine inanırlar.

4. Naturalizmde, insan mizacının soy ve çevrenin etkisiyle oluştuğunu belirtmiştik. Buna dayanarak çevre ve insan tasvirlerine geniş yer verilir, insanı çevresinden ayrı düşünmek mümkün olmadığı için çevrenin tasviri önemlidir. Kişinin, bulunduğu toplumun diliyle konuşturulduğu görülür.
Naturalizmin temsilcileri arasında E.Zola'dan başka Goncourt Kardeşler'i, Alphouse Daudet'i, Guy de Maupassant'ı sayabiliriz.

Türk edebiyatında ise, Nabizade Nazım, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Bekir Fahri, Selâhaddin Enis naturalizmi benimseyen yazarlardır.

Naturalizm, romanın dışında hikâye ve tiyatro türlerinde de gelişmiştir. Naturalist tiyatroda dekor ve kostümler, romanda tasvirin oynadığı rolü oynar.

 

 


Copyright © 2011 - ... Designed by  
Her hakkı saklıdır.